ÇOCUKLARDA PAYLAŞMA ALGISI

"Çocuğum herhangi biriyle oyuncaklarını paylaşmayı reddediyor. Arkadaşları oynamaya geldiğinde, oyuncaklarını ellerinden kapıp bağırıyor, "Onu yere bırak! O benim!..." Bir gün de yine kardeşi, onun kalemlerinden birini aldığında ona vurdu. O kadar bencil ki ne yapacağımı bilemiyorum."

Çocuklarda yürüme becerisinin gelişmesiyle birlikte, dünyayı keşfi de kendi kontrolüne girer. Geliştirmekte olduğu kontrol duygusunu nesnelere karşı da kullanmaya başlar.
Nesneleri kontrol, çevreyi kontrol, tuvaletini kontrol gibi konular çocuğa bir yandan güç kazandırırken, bir yandan da kaybetme kaygısını yükler.Oyuncak arabasını oyun arkadaşıyla paylaşması söylendiğinde çocuk, arabayı verdiğinde geri alıp alamayacağını bile bilmemektedir. Dolayısıyla, arabası üzerindeki kontrolünü ve sahiplik duygusunu yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Doğal olarak tepkisi “HAYIR” olacaktır.

Bu dönem çocuklarının oyunlarında,
1-Eğer seviyorsam benimdir
2-Eğer benim elimdeyse benimdir
3-Eğer senden alabiliyorsam benimdir
4-Eğer biraz önce elimdeyse benimdir
5-Eğer benimse, hiçbir şekilde, hiçbir yolla, hiçbir biçimde senin elinde olamaz
6-Eğer ben bir şey yapıyorsam ya da kuruyorsam bütün parçaları benimdir
7-Benim gibi görünüyorsa benimdir
8- Benim olduğunu düşünüyorsam benimdir kuralları geçerlidir.

Çocuğun verdiği bu tepki doğal bir tepkidir çünkü 2-3yaşlarında başlayan bu dönemin en temel bilişsel gelişim özelliği ben-merkezcil düşünmedir ve dünya hakkındaki kısıtlı bilgileri, yeni tanımlamaya başladıkları ”ben” çevresinde gelişmektedir. Çocukların bu durumu 4 yaşa doğru kısmen de olsa kontrol altına alabilmeye başlamış olmasını bekliyoruz ve 5-6 yaşlarında paylaşmayı sorunsuzca kabul etmesini bekliyoruz.

Peki siz aileler, sizleri de zorlayan bu durumu nasıl sağlıklı bir şekilde yönetebilirsiniz?

Öncelikle paylaşmayı öğretmek için çocuğu zorlamak, baştan kaybetmektir. Oyuncağını zorla almak, tehdit etmek, ceza vermek gibi yöntemler, çocuğun paylaşmaya olan öfkesini sadece artırır ve çocuğu bu davranıştan daha fazlauzaklaştırır.
*Bu nedenle çocuğa paylaşmayı öğretirken ilk adım, kontrolün onda olduğunu çocuğa hissettirmektir: “şimdi bu arabalarla oynayacağız. Arabalarından hangisini arkadaşına vermek istersin? Mavi olanı mı, kırmızı olanı mı?” bu ifadede çocuk, sahip olduğu nesneler üzerinde hala kontrolü olduğunu hissedecektir. Seçim yapma ve karar verme hakkına sahip olmak, çocuğa paylaşma kavramının olumlu yüzünü gösterir.

*Çevredeki yetişkinleri paylaşım örnekleri sergilerken görmek de çocuk için önemlidir. Böylece çocuk, sahip olunan bir şey başkasına verildiğinde geri alınabildiğini, istediği zaman geri almaya hakkı olduğunu ve paylaşım sayesinde karşılıklı bir güven ve işbirliği kurulabildiğini görecektir.
"Bugün Ayşe Teyzenle en sevdiğim fincanımı paylaştım. İkimiz de çok mutlu olduk."

* Çocuklarınız eğer bir oyuncak için kavga ediyorsa, oyuncağı elinden alabilir ve onu, kavga etmeden paylaşabilecekleri bir çözüm bulduklarında geri alabileceklerini söyleyebilirsiniz.

* Bu oyunların içinde mutlaka paylaşma temalarını da ekleyin. Örneğin, oyundaki tüm bebeklereyiyecek dağıtmak, bebeklerin ellerindeki çikolatayı bölüşüp yemeleri, oyuncakları dönüşümlü oynamaları gibi.

* Küçük çocuğunuzla al-ver oyunları oynayın. Çocuğunuzun elindeki oyuncağı isteyin, o oyuncakla birkaç saniye ilgilenip tekrar geri verin. Bu şekilde, çocuk verdiği bir şeyin ona geri geleceğini kavramaya başlar.

* İstenen oyuncağı verdiği zaman takdir, gülümseme, tebrik etme gibi olumlu pekiştireçlerle karşılaşan çocuk, hem davranışı ile ilgili geri bildirim almış olacak, hem de kendisine ait olan oyuncağın paylaşma sonrasında geri döndüğünü, onu kaybetmemiş olduğunu görecek ve paylaşma kavramının anlamını uygulamalı olarak görmüş olacaktır.

*Çocuklarınıza, paylaşmanın madde paylaşımından daha fazla şeyi içerdiği öğretin. Paylaşım zamanı, duyguları, fikirleri paylaşmayı da içerir. Çocuklarınızı yatırdığınızda güne dair anılarını paylaşmaya teşvik edin ve "yaşadıklarını benimle paylaştığun için teşekkür ederim, çok güzel bir sohbetti" gibi geri bildirimlerde bulunun. Böylece paylaşmanın sadece nesneleri paylaşmayı içermediğini kavrayabilirler.

ANCAK DİKKAT! Paylaşma kavramı çocuğa öğretilirken, nasıl ve ne zaman paylaşması gerektiğini öğretmek de önemlidir. Kendisi için çok özel bir oyuncağı paylaşmak zorunda değildir. Bu durum çocuğa anlatılabilir ve paylaşmayı kabul ettiği oyuncaklarla, paylaşmak istemediği oyuncaklar 'ayrı kutulara' yerleştirilebilir. Eve misafir geldiğinde veya oyun parkına giderken, diğer çocuklarla yaşanacak sorunu baştan önlemek için çocuk, paylaşmayı kabul ettiği kutudan oyuncaklar seçebilir.

Paylaşmanın farklı türleri olduğunu görmesini sağlayın; oyuncağını oynaması için başka bir çocuğa vermek, kurabiyelerinden bir kısmını arkadaşlarına vermek, misafirlerin herbirine çikolata vermek veya birçocuğu oyuna davet etmek gibi. Eğer çocuk henüz oyuncağını vermek konusunda hazır değilse, diğer paylaşım yollarını öğretmekle işe başlanabilir. Paylaşmayı öğrenmede çocuğa
en çok yardımcı olanlar yine çocuklar olacaktır. Paylaşan çocuklar yaşıtları arasında tercih edilirken, paylaşmayanlar genellikle dışlanır ve yalnız kalır. Sosyalleşmeyle birlikte çocuklar, bu tür gözlemleri ve geri bildirimleri, kendi davranışlarını düzenlemede kullanabilir hale gelirler. Böylece normal gelişimsel bir dönem kriz haline gelmeden yaşanmış olur.

GÜL ŞEFKAT ANAOKULU

Yapılan Yorumlar


Biz teşekkür ederiz.

Teşekkürler

Hocam elinize sağlık faydalı bir paylaşım olmuş..


Yorum Ekle